Categories
Fin-Tech

Ödeme Kuruluşu Nedir ?

Merhaba !
Daha önce bir çok ödeme kuruluşuna yazılım ve teknik altyapı sağlamış eticsoft’un kurucusu ve halen kaptanı olan bendeniz “ödeme kuruluşu” kavramını teknik ve hukuk dilinden mümkün olduğunca kaçınarak anlatmak isterim.

Ödeme kuruluşları ödeme servislerini sağlayan bankacılık kuruluşlarıdır. Aslında “ödeme” fiilini daha spesifik kullanırsak, genellikle elektronik ödeme ve yine genellikle kartlı ödeme metodunu işaret eder. İnternet’ten yaptığımız alışverişlerin ödeme adımında karşımıza çıkan kredi kartı formu gözlerinizin önüne gelmiştir. İşte bu formda kart sahibi ile bankasının arasındaki iletişimi kuran ve işlemin sonucunu mağazaya bildiren yapıya ödeme kuruluşu diyebiliriz.

Hem faaliyetleri açısında hem yapısal olarak bir bankacılık kuruluşu olan ödeme kuruluşları işleyiş olarak “ticari bankacılık” alanındaki elektronik tahsilat konularında faaliyet gösterir. Bu kuruluşların gelir modeli satıcı ve alıcı arasındaki tahsilatı sağlayan servisi ücretlendirmek şeklindedir. Bu gelir tahsilattan küçük oranlarla işlem ücreti almak veya servisi aylık/yıllık ücretlendirmek şeklinde veya bunların kombinasyonu şeklinde olabilir. Ödeme kuruluşlarının başka gelirlerinin olması hukuken mümkün değildir. Yani yurdumuzda sık karşılaştığımız bakliyat nakliyat inşaat sanayi …. şeklinde uzayan unvanlı ticari şirketleri gibi faaliyet gösteremezler. İsimlerini bile kanun belirler.

Ülkemizde tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ödeme kuruluşları ile ilgili denetim ve akreditasyon süreçleri vardır. Yani her isteyen bir ödeme şirketi kurup tahsilat servisi sağlamaya başlayamaz. Ülkemizde ödeme kuruluşları ile ilgili temel hukuki metin 6493 sayılı kanundur. Bu kanun ve alt metinlerine göre bir sermaye şirketinin ödeme kuruluşu faaliyeti göstermesi için faaliyet izni alması gerekir. Bu izne başvurmak için oldukça kapsamlı bir organizasyon şeması oluşturmaları, her şeyin güvenli şekilde tıkır tıkır işlediğini ve işleyeceğini belgelemeleri gerekiyor. Pratikte bu sürecin en kritik noktası “Ödeme Kuruluşu Bilişim Sistemi” diye isimlendirilen yazılım.


Geçtiğimiz yıla kadar BDDK tarafından yürütülen bu süreç 22.11.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan bir yazı ile TCMB’ye devredilmiştir.

Dilerseniz buradan ÖDEME ŞİRKETİ NASIL KURULUR isimli yazıma ulaşabilirsiniz.

Bahsettiğim gibi birer bankacılık kuruluşu olduklarında, tıpkı bankalar gibi şeffaf bir yapıda ve sürekli denetlenir durumda faaliyet gösterirler. Ayrıca bu kuruluşlar tıpkı bankalar gibi nispetten yüksek bir minimum kuruluş sermayesi ödemek ve yöneteceği finansal tüm varlıkları koruma hesaplarında tutmak gibi kurallara tabi çalışırlar. En çok aldığım sorulardan birisi olan “Ödeme kuruluşları güvenli midir ?” sorusuna bu açıdan yaklaşırım hep. Ödeme kuruluşları faaliyet izinlerini aynı kuruluştan alıyorlar.

Genel olarak bir ödeme kuruluşu aşağıdaki faaliyetleri yapar:

  • Online servisi sağlamak (temel faaliyet)
    • Web tabanlı kartlı ödeme servisleri
    • Mobil tabanlı kartlı ödeme servisleri
    • OTP/TOTP, auth, provizyon alma, iptal etme, ters ibraz (chargeback)
    • B2B tahsilat servisleri (bayi/alt bayi tahsilat akışı) (Örnek: https://onlineodemesistemi.com)
  • Para transferi (Havale/EFT) (faaliyet izninin kapsamına bağlı)
  • Fatura tahsilatı yapmak (faaliyet izninin kapsamına bağlı)
  • Ödeme noktaları kurmak (faaliyet izninin kapsamına bağlı )
  • Dolandırıcılık koruma servisi sağlamak
  • Kart saklama hizmeti sağlamak (Teknik standartlara sahip olmasına bağlı)
  • Raporlama, muhasebeleştirme yardımcı araçları sağlamak
  • Kolay entegrasyon araçları sağlamak (Örnek: https://www.slideshare.net/MahmutGLERCE/payment-facilitator-opensource-pitch-deck )

Kulislerde, ülkemizde çalışmalarının bitmek üzere olduğunu duyduğumuz PSD-2 benzeri bir deklarasyon ile bu faaliyet alanları biraz daha genişleyecek. Bir çok ödeme kuruluşu aynı zamanda “elektronik para kuruluşu” faaliyet iznine de sahip olduğundan bireysel vadesiz mevduat hesabı, fiziksel kart (plastik kart) gibi ürünler de dahil neredeyse tüm bankacılık faaliyetlerini sağlayabiliyorlar.

Ödeme kuruluşlarının temel iddiasının elektronik ortamda yapılan tahsilatları kolaylaştırmak olması, Buna ek olarak özellikle kurulum maliyetlerinin çok düşük veya sıfır olması da başka bir ayırt edici taraf. Tüm bunlar e-ticaret mağazalarının klasik bankalar yerine bu kuruluşlarını seçmesine sebep oluyor. Bu durumu onaylar şekilde ödeme kuruluşlarının hem sayısı hem de toplam ciroları hızlı bir artış eğilimi içerisinde. Özellikle e-ticaret mağazalarının çoğunluğunun artık banka yerine ödeme kuruluşu ile çalışmak istediklerini görebiliyoruz. (İstatistik kaynakları: Ödeme ve Elektronik Para Derneği, BDDK verileri, Sanalpospro yıllık raporları)

Tahsilatı kolaylaştırmak demişken; Başka yazılarımda sanırım PF/PSP kavramlarına değinmiştim. “PF” (Payment Facilitator) Türkçe’ye sanırım “Ödeme Kolaylaştırıcı” diye çevrildiğinde fena durmuyor. Önce “ödeme” neden kolaylaştırılmalı bunu açıklayayım: Ülkemizde ve Dünya’da bir çok banka ve kredi kartı tipi var. Bir satıcı bu kartların hepsinden elektronik ortamda tahsilat alabilmek isterse onlarca farklı entegrasyon yöntemi ve yüzlerce senaryo için teknik geliştirme yapmalı bir çok banka ve kredi kartı ağı ile sözleşmeler imzalamalıdır. Örneğin ülkemizde 20 civarında bankanın ödeme servisi var. Ayrıca yüze yakın farklı kart markası ve dört adet kart ağı var. Ödeme senaryolarının sayısını hesaplarken taksitlendirme limitleri, kampanyalar, taksit erteleme gibi bir sürü çarpan daha var. Şu an ülkedeki kredi kartı kullanıcılarının kartlarına taksit yapabilmek için en az 7-8 bankadan sanalpos hizmeti alınıp hepsine teknik entegrasyon yapmak gerekiyor. Ödeme kuruluşlarının sağladığı servis ise tek entegrasyon ile genelde 7-8 bankanın sanalpos servisini tek elden sağlamak. Tabi kolaylaştırılan tek süreç bu değil. Dolandırıcılık korumadan tutun, kampanya servislerine kadar bir çok başka avantaj da var.

Ödeme kuruluşları ile çalışmayı seçenlerin temel nedenleri

  • Düşük (çoğu zaman sıfır) kurulum maliyeti
  • Düşük tahsilat maaliyeti
  • Kolay entegrasyon
  • Basit yapı
  • Düşük vade
  • Ödeme araçları (mobil uygulamalar, hazır ödeme sayfaları, ödeme linkleri v.b.)

olarak sıralanabilir. Altını çizmekte fayda var, bu yazdıklarım genel durum. Bu avantajları her zaman her ödeme kuruluşu sağlayamıyor. Ayrıca maliyet konusunu hesaplamak biraz karmaşık. İşlem başına ücret, uzun vadeli geri ödemeler, toplam ciro, ortalama tutar gibi başka parametreler ile iyi hesaplamak gereken bir konu. Kendi girişimlerimden birinde takım arkadaşlarım neredeyse her gün bir çok mağaza için hesaplama yapıp en iyi ödeme kuruluşuna veya bankaya yönlendirme yapıyor. Konu bu noktaya gelmişken, ödeme kuruluşlarındaki dostlarımızın da hep tecrübe ettiği üzere “maliyet” konusunun birinci tercih sebebi olmadığı işletmeler de hiç az sayıda değil. Güven ve güvenlik önemli bir faktör.

Ülkemizde bir çok ödeme kuruluşu daha eski ve köklü şirketler gruplarının girişimi şeklinde kurulmuştur. Bu kuruluşlar genelde bağlı oldukları şirketler grubunun tahsilatlarını birincil kaynak olarak kullanırlar. Yine startup iş modeli ile kurulup değerlenmeyi bekleyenler de az değildir. Ödeme kuruluşları şeffaf olduklarından ne kadar kar ettikleri açıktır. Fakat kuruluşların değeri hesaplanırken karlılıklarından çok stratejik değerleri (uzun vadeli yatırım), müşteri sayıları (traction) ve aldıkları faaliyet izninin prestiji hesaba katılır. Bu yüzden bazılarına on milyonlarca Lira yatırım yapılmış milyarlaca Türk Lirası değer biçilerek el değiştirmiştir.

Ülkemiz özelinde ödeme kuruluşları genelde “yerel” ve “Dünya’dan izole” bir pazar hedefine sahipler. Yerellik alsında bankacılık sektörü için alışıldık bir durumdur. Fakat Fintech girişimleri genelde teknolojinin erişebilirliğini kullanarak tüm Dünya pazarını hedefler. Ülkemizin Fin-tech alanında teknik olarak gayet iyi bir ülke olmasına karşın (şaka yapmıyorum, bu alanda çok iyiyiz) Dünya markaları çıkaramama sebepleri başka bir tartışma konusudur. Hem mevzuat hem de sermayenin ufukları muhtemel sebepler arasına yazılabilir. Buna karşın uluslararası işbirlikleri ile hizmetlerini geniş alanlara yayan kuruluşlarımız da mevcuttur. Neyse konumuza geri dönelim.

Ödeme kuruluşları temelinde Fin-tech olan, neredeyse tamamen teknoloji ile işleyen ve oldukça innovativ bir alanda faaliyet gösteriyorlar. Bu sebeple ödeme kuruluşlarında genelde yaş ortalaması genç ve teknik altyapısı iyi bir ekip çalışır. Bankalar ile benzer mevzuatlara dayalı çalıştıkları için ödeme kuruluşları ile çalışmaya karar veren işletmeleri bekleyen süreç benzerdir. KYC dediğimiz bu süreç tıpkı bankaların yaptığı gibi bir ıslak imzalı sözleşme ve eklerinin gönderimi başlar.

Ülkemizdeki ödeme şirketleri ile ilgili bu yazımda paylaşmak istediklerim şimdilik bu kadar. Eklemek ve düzeltmek istedikleriniz için yorumları kullanabilirsiniz. Şimdiden teşekkürler.